Mornaur Dosyası
Yedililer: Divan'ın Sessiz İnfazcıları
“Adaletin bittiği yerde, Divan’ın sessizliği başlar.”
Suç yozlaşıp kontrolden çıktığında ve sınırlar aşıldığında (Suç Barı: 100), Lucce Divanı oymalı meşe masalarında toplanır. Orada uzun uzadıya tartışmalar yapılmaz; sadece mühürlü bir emir çıkarılır ve “Yedililer” serbest bırakılır. Onlar birer kolluk kuvveti değil, sistemin kendi varlığını korumak için tasarladığı kusursuz bir savunma mekanizmasıdır.
Kökenleri ve Karanlık Söylentiler
Sokaklarda fısıldanan efsanelere göre Yedililer, hiçbir zaman bir anne şefkati görmemiş, kimsesizler yurdundan özenle seçilmiş yetimlerdir. Divan’ın yeraltı mahzenlerinde, insanlıklarından tamamen arındırılarak birer ölüm makinesi olarak yontulmuşlardır. En ürkütücü olanı ise sessizlikleridir. Olası bir esaret veya işkence durumunda sır vermemeleri için sağır ve dilsiz bırakılmışlardır. Ne kurbanlarının yalvarışlarını duyarlar, ne de ölürken tek bir çığlık atarlar.
Mutlak İtaat ve Merhametsizlik
Lügatlarında merhamet, vicdan veya tereddüt yoktur. Divan bir ismi kara listeye aldığında; hedefin kadın, yaşlı veya çocuk olması Yedililer için hiçbir anlam ifade etmez. Emir neyse, sonuç ölüm olur. Ancak kana susamış canavarlar değillerdir; hedefleri olmayan masumların kanını dökerek vakit kaybetmezler. Gözleri yalnızca kaos yaratan, çizgiyi aşan avlarındadır.
Yenilmezlik Miti
Onlar sokaklarda göründüğünde, halk kapılarını kilitler ve pencerelerini kapatır. Çünkü Yedililer’in yüzünü görenlerin çok büyük bir kısmı bugün toprağın altındadır. Tarih boyunca bu sessiz infazcılarla yüzleşip hayatta kalabilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Onlar geldiğinde sadece iki seçeneğin vardır: Ya o efsanevi savaşçılardan biri olduğunu kanıtla ya da mezarını kendin kaz.